Altun  konuşmasında, İsraili’in katliamlarını iddia edilen değil somut delileri olan, ispatlanmış savaş suları olarak kayda geçeceğine dikkat çekti.  "İnanıyorum ki bu toplantı, İsrail'in Gazze'de işlediği cürümlerin hukuk, tarih ve insanlığın vicdanı önünde kayda alınacağı başlıca etkinliklerden biri olacaktır. Bizler bu tür etkinliklerle sahada gerçekleştirdiğimiz çalışmalarla elde ettiğimiz görüntülerle İsrail'in katliamlarını 'iddia edilen' değil, 'somut delilleri olan, ispatlanmış savaş suçları' olarak kayda geçireceğiz. Çabamız bu yönde.” ifadesini kullandı.

“194 CAMİ VE 100 OKUL YIKILDI”

İsrail’in sadece Gazze'de yaşayan insanları toplu şekilde katletmediğini, bölgenin manevi varlığını da yok etmek için kültürel bir soykırıma da imza attığını dile getiren Altun, ‘Saldırıların başlamasından bugüne kadar, Gazze'de 194 cami ve 100 okul tamamen yıkıldı, 266 cami, 3 kilise ve 295 okul ise ağır hasar aldı. İsrail, kültürü, gelenek, görenekleri ve bütün hafızasıyla bir halkın varlığını külliyen ortadan kaldırmaya çalışıyor. Son günlerde İsrail'in sözüm ona 'güvenli bölge' diyerek insanları sürdüğü Refah bölgesine yönelik saldırıları, yürüttüğü soykırım politikasının apaçık bir örneğidir." dedi.

İnsancıl hukukun devletlerin silahlı çatışma anında nasıl kuvvet kullanacağını düzenlediğini ancak İsrail söz konusu olduğunda hukuktan değil, hukuksuzluktan, zulümden, adaletsizlikten bahsedilebileceğini vurgulayan Altun, Gazze'de insancıl hukukun İsrail tarafından tam anlamıyla yok sayıldığının, ayaklar altına alındığının altını çizdi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun, şu yorumda bulundu: "İsrail'in, ısrarlı ve sistematik şekilde sivilleri ve sivil altyapıyı hedef alması insancıl hukukun açık bir ihlalidir. Yine çeşitli sözleşmelerle yasaklanan fosfor bombası gibi silahların da Gazze'de bilhassa sivil nüfus üzerinde yoğun şekilde kullanılması İsrail'in savaş suçu işlediğinin de apaçık delili konumundadır.

'Kanıt' kitabında da bugün konuştuğumuz yeni kanıtlar dışında, gerçekten İsrail'in zulümlerine, işlediği soykırım suçuna ilişkin mebzul miktarda görsel ve delil bulmak mümkündür. Bu yüzden de İsrail'in Uluslararası Adalet Divanı'ndaki yargılamasında 'Kanıt' kitabındaki delillerin kullanılmasını çok önemsedik, bunun için yoğun çaba sarf ettik. Bugün bizleri hakikat namına gururlandıran bir gelişmeyle, Uluslararası Adalet Divanı'nda Kanıt kitabındaki deliller ve ortaya çıkan yeni delillerin kullanıldığını görüyoruz." 

Kaynak: Nursel DİLEK MANAVBAŞI