Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) öncülüğünde Kibyra Antik Kenti’nde sürdürülen kazı çalışmaları, Roma dönemine ilişkin önemli bir keşfe sahne oldu. Kültür ve Turizm Bakanlığının “Geleceğe Miras Projesi” kapsamında yürütülen çalışmalarda, Roma İmparatoru Hadrianus ve eşi İmparatoriçe Sabina’ya ait olduğu belirlenen mermer heykel parçaları ortaya çıkarıldı.

Yaklaşık 2 bin yıl sonra yeniden bir araya getirilen parçalarla 2,14 metre yüksekliğindeki Hadrianus heykeli restore edilerek ayağa kaldırıldı. 2026 yılındaki restorasyon çalışmaları, MAKÜ Gölhisar Meslek Yüksekokulu Mimari Restorasyon Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ünal Demirer’in sorumluluğundaki kazı restorasyon ekibi tarafından gerçekleştirildi.

Heykeller büyük ihtimalle depremde parçalandı

Kibyra Kazı Başkanı ve MAKÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şükrü Özüdoğru, 2006 yılından bu yana devam eden kazılarla antik kentin bilinmeyen yönlerini ortaya çıkarmayı ve kültürel mirası ziyaretçilere daha iyi sunmayı amaçladıklarını söyledi.

Son çalışmaların kentin önemli yapılarından Anıtsal Kent Giriş Kapısı’nda yoğunlaştığını belirten Özüdoğru, yapının üst bölümünde sergilendiği değerlendirilen dört mermer heykele ait parçaların bulunduğunu ifade etti.

Heykellerin büyük ihtimalle MS 417 yılında meydana gelen deprem sırasında yüksekten düşerek parçalandığını belirten Özüdoğru, kazıların farklı aşamalarında kol, bacak ve ayakların da aralarında bulunduğu toplam 20 heykel parçasının ortaya çıkarıldığını kaydetti.

Bulunan parçalar arasında Hadrianus’a ait sağlam bir portre başının da bulunduğunu aktaran Özüdoğru, başın daha önce bulunan zırhlı gövdeyle birleştirilmesiyle heykelin bütünlüğünün büyük ölçüde ortaya konulduğunu belirtti.

Zırhındaki aslan ve kartal figürleri dikkat çekiyor

Kaliteli mermerden yapılan Hadrianus heykeli, zırhındaki ayrıntılarla da öne çıkıyor.

Heykelde Afyon-Döğer ve İscehisar mermerinin kullanıldığını belirten Özüdoğru, Hadrianus’un askerî tipte betimlendiğini ve zırhının üzerinde aslan ile kartal figürlerinin kabartma olarak işlendiğini söyledi.

Heykelin portre özelliklerinin eserin Hadrianus’a ait olduğunu kesin biçimde ortaya koyduğunu ifade eden Özüdoğru, buluntunun Anadolu’daki Hadrianus tasvirleri açısından önemli bir örnek olduğunu vurguladı.

İmparatoriçe Sabina’nın heykeli de bulundu

Kazılarda ortaya çıkarılan dört heykelden birinin Hadrianus’un eşi İmparatoriçe Sabina’ya ait olduğu belirlendi. Sabina heykelinin önemli bölümleri gün yüzüne çıkarılırken, diğer eserlerin eksik parçalarının da ilerleyen kazılarda bulunabileceği değerlendiriliyor.

Çalışmalarda ayrıca yaklaşık 1,86 metre boyunda zırhlı bir imparator heykeli, üst ve alt gövdesi iki parça halinde bulunan bir kadın heykeli ile yaklaşık 30 santimetre yüksekliğinde erkek heykel başı bulundu.

Heykeller Hadrianus’un Anadolu ziyareti için hazırlanmış olabilir

Özüdoğru, heykellerin Roma İmparatoru Hadrianus’un MS 117-138 yılları arasındaki hükümdarlığı döneminde üretildiğini ve eserlerin yaklaşık MS 130’lara tarihlenebileceğini belirtti.

Roma döneminde imparatorların Anadolu ziyaretleri öncesinde kentlerin önemli noktalarına imparator heykellerinin yerleştirildiğini anlatan Özüdoğru, Kibyra’daki heykellerin de Hadrianus’un Anadolu ziyareti dolayısıyla sipariş edilmiş olabileceğini ifade etti.

Hadrianus’un doğrudan Kibyra’ya gelip gelmediğinin henüz belgelenemediğini belirten Özüdoğru, kentin imparatorun Anadolu ziyaretleri sırasında böyle bir hazırlık yapmış olabileceğini kaydetti.

Anadolu’da nadir bulunan bir Hadrianus heykeli

Hadrianus heykelinin bilimsel önemine dikkat çeken Özüdoğru, Anadolu’da imparatora ait bütün haldeki heykellerin çok fazla bulunmadığını söyledi.

Restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından dört heykelin bütünlenerek Burdur Müzesi’nin teşhir salonlarında ziyaretçilerle buluşturulması planlanıyor.

Anıtsal Kent Giriş Kapısı’nda 2 bin 500 blok taşındı

Kibyra’daki kazı çalışmalarının son dönemde Anıtsal Kent Giriş Kapısı’nda yoğunlaştırıldığı belirtildi. Anadolu’da plan özellikleri bakımından az sayıdaki örnekten biri olan yapının iki yanında yuvarlak kuleler, ortasında ise üç kemerli geçiş bulunuyor.

Nekropol alanından gelen ana caddenin kente giriş noktasında yer alan kapıdaki kazılara 2025 yılında başlandı. Yapının büyük ölçüde blok taş yığını halinde bulunduğunu belirten Özüdoğru, çalışmalar kapsamında yaklaşık 2 bin 500 bloğun taşınarak tasnif ve sınıflandırmasının yapıldığını söyledi.

Kazıların henüz tamamlanmadığını belirten Özüdoğru, bir sezon daha çalışılmasının ardından restorasyon ve proje aşamasına geçilebileceğini ifade etti.

Özvar: Kültürel mirasımızı gelecek kuşaklara taşıyoruz

Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar da Kibyra’daki çalışmaların üniversitelerin bilimsel araştırmalar yoluyla kültürel mirasın korunmasına sunduğu katkının önemli örneklerinden biri olduğunu belirtti.

Üniversitelerin eğitim ve öğretimin yanı sıra bilimsel araştırmalarıyla Türkiye’nin tarihî ve kültürel mirasının ortaya çıkarılmasına ve gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sunduğunu ifade eden Özvar, arkeolojik kazıların Anadolu’nun tarihini ve farklı medeniyetler arasındaki etkileşimi anlamaya önemli katkılar sağladığını söyledi.

Özvar, Kibyra’daki kazı ve restorasyon çalışmalarında görev alan akademisyenleri ve ekipleri tebrik etti.

Muhabir: Melahat TAŞ