İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Genel

Ustaları yakından tanımak için son 2 gün

Genel

Yenimahalle'nin kadın projeleri Tiran'da

Genel

Yaşasın Cumhuriyet!

Genel

Daha gürültüsüz bir başkent için

Kültür-Sanat

İmkansız aşkın ütopik öyküsü "Nina", Tatbikat Sahnesi'nde

Genel

Dünyaca ünlü eser “Cimri” büyükşehir sahnesinde…

Kültür-Sanat

Ankara'da Kukla Şöleni başlıyor

Genel

 Hacettepe Üniversitesi öğrencileri solo otobüs hizmetinden memnun

Çevre

Kurtboğazı'ndan 1 tona yakın çöp çıktı

Ekonomi

“Girişimcilik ruhunu korumalı ve buna uygun habitatı oluşturmalıyız”

Kültür-Sanat

İmkansız aşk "Aida" operası Congresium'da

Genel

Büyükşehir'den 219 çifte toplu nikah töreni...

Genel

Genel Haberleri

“Herkes için konut hakkı” dediler

Zehra ŞAHİNDOKUYUCU 08.10.2019 10:39
“Herkes için konut hakkı” dediler

Mimarlar Odası Ankara Şubesi Başkanı Tezcan Candan Karakuş, Dünya Mimarlık Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, “Uluslararası Mimarlar Birliği (UIA) ve üye ülkeler her yıl Ekim ayının ilk pazartesi günü Dünya Mimarlık Gününü kutlamakta; çeşitli etkinlikler ile mimarlığın toplumun gündemine getirilmesini ve farkındalık oluşturulmasını amaçlamaktadır.” dedi.

TMMOB Mimarlar Odası, 2019 yılı teması UIA tarafından “Mimarlık… Herkes için konut” olarak belirlenen Dünya Mimarlık günü etkinliklerini başlattı. Saraçoğlu Mahallesi’nde Adnan Ötüken Kütüphanesi önünde düzenlenen basın açıklamasında konuşan Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Candan Karakuş, “UIA 2019 Dünya Mimarlık Günü temasını “Mimarlık… herkes için konut” olarak belirlemiştir. Mimarlar Odası Ankara Şubesi olarak bizler de; yüzden fazla üye ülkede bir milyondan fazla mimar tarafından kutlanacak olan 7 Ekim Dünya Mimarlık Günü ile başlayan Ekim ayı boyunca, “Dünya Mimarlık Günü Etkinlikleri” gerçekleştirecek ve odamızı tüm üyelerimiz ve kamuoyu için bir buluşma noktası haline getireceğiz. ‘Mimarlık… herkes için konut’ teması ile tüm dünyada kutlanan mimarlık gününde ülkemizde; Cumhuriyet’in kuruluşunu takip eden yıllarda konut politikasına baktığımızda nitelikli, çevresiyle uyumlu ve mimarların aktif rol oynadığı bir politika sürdürülürken, 1950’li yıllardan itibaren kırdan kente göçün yoğunlaşması ve devletin bu alanda inisiyatif alarak barınma problemine çözüm getirmesi yerine, kişilerin kendi barınaklarını üretmek zorunda kalması Türkiye’de konut başlığının gecekondu ile anılmasına neden olmuştur.” diye konuştu.

REZİDANS KAVRAMI

Candan, günümüzde yapılan rezidans kavramını eleştirerek, şunları söyledi: “Bugüne geldiğimizde ise terminolojiye rezidans kavramının eklendiği, apartmanların yerini güvenlikli sitelerin, yüksek yoğunluklu, kamusal alandan kopuk ve çevresine zararlı konut dokusunun aldığı, rant odaklı bir kentleşme ile karşı karşıyayız. Kentsel dönüşüm adı altında gecekondu sakinlerinin kent merkezinin ‘değerli’ topraklarından uzaklaştırılarak yerinden edildiği ve yerine ülkenin her yerinde coğrafyadan, iklimden ve çevresinden bağımsız tek tip projelerin üretildiği bir imar yapısı ortaya çıkmıştır. Sınıfsal olarak ayrımları keskinleştiren ve kapitalizmin kar hırsının bir tezahürü olarak üretilen bu yapılı çevre, yoksulların barınma sorununu TOKİ konutlarına sıkıştırmış ve burada da kamu ihaleleri yoluyla, iktidar kendi rant çevrelerini yaratmıştır.” Candan, deprem tehdidine, Suriye’den göçe değinerek sözlerini şöyle sürdürdü: “İktidarını inşaat sektörünün ve kent topraklarının rantına yaslamış olan AKP, her an deprem tehdidi altında olan ülkemizde ilan ettiği imar affıyla can güvenliğini hiçe sayarak tüm yapıları legal hale getirmiş ve inşaat balonunun şişmesi için son hamlelerini gerçekleştirmiştir. Ancak bugün ekonomik kriz yakıcı olarak her alanda hissedilirken, inşaat sektörü bu durumdan en büyük payı almıştır. Bugün savaş ve çatışma nedeniyle 4 milyon kişi ülkemize göç etmiştir. Tüm bu tabloya baktığımızda “Herkes İçin Konut” teması yalnızca bir slogan değil, “bir talep, bir taahhüt ve bir görevdir.”

Dünya Mimarlık Günü’nde mimarlar olarak taşıdığımız toplumsal sorumluluğun farkında olarak, en temel insan haklarından olan barınma hakkını herkes için savunmak, insancıl, sağlıklı, doğayla uyumlu, güvenli bir çevre üretiminde rol almak toplumsal sorumluluğumuzdur. Bugün Cumhuriyet’in ilk toplu konut örneği olan doğa ile insanın, iç içe geçtiği, insan ölçeğinde barınma sorununun çözüldüğü, Alman mimar Paul Bonatz tarafından tasarlanan en değerli kültürel varlıklarımızdan birisi olan Saraçoğlu Mahallesi’nde, eşitlikçi, özgür, laik ve barış içerisinde bir yaşam, bir ev bir gelecek için mücadele etmekten geri durmayacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz.”