İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Genel

Büyükler anlattı, küçükler dinledi 

Genel

Altınköy ilaçlandı 

Genel

Mamak Belediyesi'nden lezzetli festival 

Genel

Çankayalı çocuklara teknoloji sertifikası 

Kültür-Sanat

Açık hava sinema günleri başladı 

Genel

Kale'nin kedilerine sahip çıkıldı 

Genel

Facebook'a 5 milyar dolar ceza

Spor

 Kalecilikten Kick Boks Şampiyonluğuna 

Genel

“Hesap verilebilir belediyecilik anlayışını benimsedik" 

Genel

Demokratik ve katılımcı uygulamalara devam edeceğiz

Genel

Çankaya'dan üniversite tercih danışmanlığı 

Genel

Tedavi ettiği sokak kedilerine sıcak yuva arıyor

Genel

Genel Haberleri

Halkevleri: AKP ve MHP yenildi

Makbule AKGÜL AKKUŞ 15.04.2019 10:14
Halkevleri: AKP ve MHP yenildi

31 Mart yerel seçimleri sonucunda AKP-MHP ittifakının yenildiğini belirten Halkevleri Eş Genel Başkanı Nuri Günay, "Şimdi ve bundan sonra başta ana muhalefet partisi olmak üzere bütün toplumsal muhalefet güçlerinin kazanımları kalıcı hale getirmesi temel görevdir" dedi.

AKP-MHP ittifakının yenilgisinin aynı zamanda İstanbul, Ankara başta olmak üzere kentleri 25 yıldır, ülkeyi 17 yıldır yöneten yağmacı, talancı, neoliberal zihniyetin yenilmesi açısından da önemli bir eşik olabileceğini belirten Günay, “Seçim sonucu halkın bu politikaları reddettiğini ortaya koymaktadır. Bugün seçim sonuçlarının gasp edilmesine, AKP faşizmine ve ekonomik krizin bedellerinin halka ödetilmesine karşı mücadele hayati öneme sahiptir. Diğer yandan AKP’nin belediyecilik anlayışına karşı halkçı, demokratik yerel yönetim örneklerinin hayata geçirilmesi şarttır. Alınan belediyelerde bu anlayışla hareket edilmediğinde kazanımların kalıcı hale gelmeyeceği açıktır. Göreve başlayan yeni yönetimlerin önünde zorlu bir dönemin var olduğunu biliyoruz. Ancak Türkiye halkları için çok önemli fırsatların da önümüzde durduğunun farkındayız. Sosyalistlerin, sosyal demokratların bu günden itibaren ‘kötü deneyim’ şansı yoktur” dedi.

Günay, yerel yönetimlerin kalıcı hale getirilmesi için gerekli ilkeleri sıraladı:

• Sermayenin yağma, talan ve emek düşmanı politikaları karşısında kentlerin, tarihi ve kültürel varlıkların, doğanın ve halkın kolektif çıkarlarının korunması en temel ilke olmalıdır.

• Yerel yönetimler demokrasi, laiklik, eşitlik gibi insanlığın evrensel kazanım ve değerlerinin yaygınlaşmasına hizmet eden politikalar üretmelidir. Yerel yönetimler bulundukları yerlerdeki demokratik kitle örgütlerinin ve tüm ilerici kurumlarla birlikte çalışmalı, bu tür yapıların yaygınlaşması, gelişmesi için olanaklarını seferber etmelidir.

• Belediyeler şirket değil halka hizmet kurumları haline getirilmeli, halkın su, doğalgaz, elektrik başta olmak üzere temel hizmetlere parasız/ucuz, nitelikli ulaşımı sağlanmalıdır.

• Yerel yönetimler kadınların toplumsal hayata eşit katılımının sağlanması için çalışmalıdır. Kadınların erkek şiddetine, gericiliğe, cinsel saldırganlığa karşı yürüttüğü özgürlük mücadelesi desteklenmeli, bu mücadelenin gelişmesi için olanaklar seferber edilmedir.

• İktidar tarafından kültürel-sosyal alanın dinsel gericiliğin, şovenizmin, kadın düşmanlığının örgütlenme aracı haline getirilmeye çalışıldığı günümüzde kazanılan yerel yönetimler ilerici toplumsal değerleri, cinsiyet eşitliğini, çocuk haklarını, yaygınlaştırmalıdır.

• Çocukların bugünlerinin güvenli geleceklerinin güvenceli hale geldiği, çocuk haklarının tesis edildiği bir ülke için yerel yönetimler görev almalıdır. Çocukların mutlu olduğu; bilimle, sanatla tanıştığı etkinlikler düzenli ve kalıcı olmalı, böyle çalışmalar yapan kurumlarla birlikte hareket edilmedir.

• LGBTİ örgütlerinin talepleri dikkate alınarak LGBTİ+’ların hak ve özgürlüklerinin korunması ve iyileştirilmesi için somut adımlar atılmalıdır.

• Yaşadığımız kentleri paylaştığımız hayvanların korunması, güvenli, sağlıklı bir şekilde yaşaması yerel yönetimlerin en temel görevlerindendir.

• Belediyeler başta başkan olmak üzere bütün yöneticilerin ve çalışanların, onların eş, dost, akraba çevresinin zenginleşme aracı değildir. Yerel yönetimlerde görev alan herkes bu ilkeyi kabul etmeli, buna uygun hareket etmelidir.

• Halkın yerel yönetimlere katılımı göstermelik uygulamalarla geçiştirilmemelidir. Söz hakkı kadar karar hakkının da uygulandığı bir yönetim biçimi esas alınmalıdır.

• Yolsuzluk ve hukuksuzluklara karşı mücadele sürekli kılınmalı, yerel yönetim mekanizmaları halkın denetimine açık olmalı, atılan her adım halkla paylaşılmalıdır.

• Yerel yöneticilerin her zaman ulaşılabilir, halkın içinde, halka beraber olması zorunluluktur.

• Özellikle yeni seçilen yerel yönetimlerin kendilerinden önceki yönetimlerin işledikleri suçların, yolsuzlukların üstüne gitmeleri, mücadele etmeleri, bunları halka açıklamaları gerekliliktir.

• Halkçı yerel yönetimi esas alan belediyeler gerek birbirinin çalışmalarını örnek almak, gerekse dayanışmak için birlikte hareket etmelidir.

• Her belediye mutlaka örnek olarak gösterilebilecek, halkçı belediyecilik örnekleri yaratmalıdır.

• Yerel yönetimler bulundukları yerin ihtiyacı ve olanakları doğrultusunda üretim-tüketim kooperatiflerinin kurulmasına öncülük etmeli, var olan böylesi yapılarla birlikte hareket etmeli, gelişmelerini sağlamalıdır.