İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Eğitim

Bakan Gül ve Selçuk sınıf boyadı

Sağlık

'Çukur' oyuncularından kök hücre bağışı

Kültür-Sanat

"Sihirli flüt", Mozart'ın doğum gününde Türk Marşı çalacak

Genel

Sokak hayvanları için havalandı

Genel

Etkili kar yağışı yüzleri güldürdü 

Genel

Dink suikastı davası 12. yılında

Spor

Sharapova, son şampiyon Wozniacki'yi eledi

Çevre

Longoz ormanı ve Acarlar Gölü bölgesi korunmalı

Genel

Hitit Federasyonu kaynak geliştirme toplantısı yaptı

Genel

Aybüke öğretmenin şehit edilmesi davasında karar

Genel

 Nesibe Aydın Özel Eğitim Kurumları'nın acı günü 

Genel

Sigarayı bırakmak isteyene ücretsiz sağlık hizmeti

Ekonomi

Ekonomi Haberleri

Çiftçimiz neden üret(e)miyor?

Zehra ŞAHİNDOKUYUCU 08.01.2019 12:11
Çiftçimiz neden üret(e)miyor?

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Özden Güngör, tarımsal üretime ilişkin bir açıklama yaparak, “Tarımsal üretimimizin talebi karşılayamaması nedeniyle her geçen gün artan tarımsal ithalat, gıda güvenliği ve ülkemizin dışa bağımlılığını artırmakta, çiftçilerimizin karlı bir üretim yapamayarak üretim süreçlerinin dışında kalmasına yol açmaktadır. Bu durumun akla getirdiği ilk soru, neden talebimizi karşılayacak üretimi gerçekleştiremiyoruz, çiftçimiz neden üretemiyor olmaktadır.” dedi. Çiftçinin neden üretemediği sorusuna çiftçinin kazanamıyor oluşu olarak açıklayan Güngör, şunları söyledi: “Bu soruya verilecek ilk yanıt, girdi fiyatlarının yüksekliği ve çiftçimizin kazanamıyor olmasıdır. Bu yanıtın doğruluğunu teyit edecek farklı veriler bulunmaktadır. Et ve Süt Kurumu (ESK) tarafından yayımlanan, yurtiçi ve yurt dışı et fiyatları ile girdi fiyatlarını gösteren Haftalık Piyasa Bültenleri, süreç içindeki değişimin izlenebilmesi açısından önemli bir kaynaktır. Çok fazla geriye gitmeden, söz konusu bültenlerde yer alan son dört yılın verileri incelendiğinde, çiftimizin neden üretemediği sorusunun yanıtı kolaylıkla görülmektedir. Yem fiyatları, et fiyatlarının çok üzerinde artmıştır.” Haftalık bültenlerdeki, perakende et fiyatlarına değinen Güngör, sözlerini şöyle sürdürdü: “ESK kıyma ve kuşbaşı, tüketici fiyatları olarak kuşbaşı ve kuzu eti fiyatlarına yer verilmektedir.

2015 yılı Aralık ayının son haftasında 25,75 TL olan ESK kıyma fiyatı, 2018 yılı Aralık ayının sonunda 31 TL’dir. 2015 yılındaki fiyat, baz olarak 100 kabul edildiğinde, 2018 yılında 120 olmuştur. Aynı baz değer ESK kuşbaşı et için 116’dır. Tüketici fiyatlarına bakıldığında, 2015 yılının son haftasında kuşbaşı et fiyatı 38,17 TL iken, 2018 yılının son haftasında 44,2 TL’dir. 2015 yılı fiyatı baz değer kabul edildiğinde, 2018 yılında baz değer 116 olmuştur. Tüketici kuzu eti fiyatı 2015 yılının son haftasında 30,57 TL iken, 2018 yılının son haftasında 49,62 TL’dir. Tüketici kuzu etinin baz değeri aynı dönemde 162’ye yükselmiştir. Kıyaslama yapılan aynı dönemde yem fiyatlarına bakılacak olunursa, 2015 yılı değerleri baz alındığında, bültende yer alan yemlerin tümünün ortalama fiyatı 151 baz değerine çıkmıştır. Bu ortalama değere karşın, silajlık mısırın 167, samanın 161, mısırın 159 baz değeri ile ortalamanın üzerinde bir artış gösterdiği görülmektedir. Girdi fiyatları, yem fiyatlarının çok üzerinde artmıştır.”

Güngör, motorinin, DAP (içeriğinde fosfor ve azot gibi iki önemli bitki besin maddesi bulunan kompoze bir gübredir) gübresinin, Üre gübresinin dikkat çekici bir artış gösterdiğini ifade ederek, şunları söyledi: “Tüm bu veriler üzerinden bir değerlendirme yapıldığında, et fiyatlarında yüzde 20 civarından bir artış söz konusu iken, yem fiyatlarında yüzde 50, motorin ve gübre fiyatlarında ise bunun da üzerinde bir artış söz konusudur. 2015 yılı Aralık ayı sonunda 1kilogram ESK kıyma ile 29,06 kilogram besi yemi alınabilirken, 2018 yılı sonunda 22,86 kilogram besi yemi alınabilmektedir. Aynı şekilde 41,27 kilogram mısır alınırken, 31,22 kilogram mısır alınabilmektedir. 1kilogram ESK kıyma fiyatıyla alınabilecek motorin miktarı 6,87 litreden 4,92 litreye, DAP gübre13,21 kg`dan 10,26 kilograma düşmüştür.”

ÜRETİCİNİN KAYBI

Üreticinin kaybının arttığına işaret eden Güngör, şunları söyledi: “Üreticinin kaybı, sadece girdi fiyatlarından değil, enflasyon nedeniyle de artmıştır. Son dört yıla ait yıllık enflasyon göz önüne alındığında, 2015 yılı Aralık ayındaki 100 birimlik değer, tüketici fiyatları enflasyonu dikkate alındığında 64’e, üretici fiyatları enflasyonu dikkate alındığında ise 50’ye düşmüştür. Aynı dönemde avronun değeri de iki katına çıkmıştır. ESK Haftalık Piyasa Bülteni Verileri üzerinden yapılan bu genel değerlendirme, tarımsal üretimimizin durumunu ortaya koymaktadır. Tarımsal üretimde üretim maliyetlerinin azaltılmasına, çiftçilerimizin üretime devam etmesine yönelik adımlar ihmal edilmeden bir an önce atılmalıdır. Mevcut durumun sürdürülmesi halinde gıda ihtiyacımızın karşılanmasında daha fazla dışa bağımlı bir ülke haline gelmemiz kaçınılmaz bir sonuç olacaktır.”