İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Genel

"Gençlerin günde ortalama 2 saat 13 dakikası internette geçiyor"

Genel

Ankara'da geleneksel Türk silahları müzesi açıldı

Magazin

Didim'de Miss Apollon güzeli Rus Valeria seçildi 

Genel

Yenimahalle'de yaz okulları başlıyor

Teknoloji

Baran: Gençlerin önünün açılması gerek

Genel

Anneler, çocuklarıyla parklardaki atıkları topluyor

Genel

Yaşlılar çocukluk günlerine döndü

Spor

Yenimahalleli sporcular İtalya'dan dereceyle döndü

Kültür-Sanat

Nöbetçi Tiyatro'da 'Kaşıkçılar' sanatseverlerle buluşacak

Kültür-Sanat

Çocuk sinemacıların filmleri beyaz perdede

Kültür-Sanat

Fotoğraf tutkunları Frigya'da buluşuyor

Kültür-Sanat

Karsu Dönmez Caz Festivali”nde sahne aldı 

Eğitim

Eğitim Haberleri

“Ortak eğitim programları yaygınlaşmalı”

Zehra ŞAHİNDOKUYUCU 14.12.2018 10:28
“Ortak eğitim programları yaygınlaşmalı”

Türkiye Yükseköğretim Meclisi Toplantısı önceki gün gerçekleştirildi. Toplantıya katılan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, teorik eğitimin, pratik eğitimle birleştirilmesine özel önem verilmesi gerektiğini ifade ederek, “Ortak eğitim programları yaygınlaşmalı” dedi.

Türkiye Yükseköğretim Meclisi Toplantısı TOBB Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirildi. Toplantıya Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve Türkiye'deki vakıf üniversitelerinin mütevelli heyet başkanları ve rektörler de katıldı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, toplantıda "Üniversitelerimizde ortak eğitim programlarını kesinlikle yaygınlaştırmalıyız. Akademisyenler, öğrenciler, mezunlar ve iş dünyası temsilcileriyle, üniversiteleri açık inovasyon merkezleri haline getirmeliyiz." diye konuştu. Hisarcıklıoğlu, buradaki konuşmasında eğitimin önemine dikkat çekerek, insanın meslek edinmesinde, beceri kazanmasında, gelecek vizyonunun oluşmasında yükseköğretimin payının inkar edilemeyeceğini belirti. Vakıf üniversitelerinin başarısına dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, “Dünyada ilk 500 üniversite içinde 5 Türk üniversitesi bulunduğunu, bunlardan 3'ünün de vakıf üniversitesi olduğunu söyledi. Hisarcıklıoğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Yükseköğretimde akademik rekabet açısından da vakıf üniversitelerini çok önemsiyoruz. Vakıf üniversiteleri, eğitimde eşitsizliği azaltıyor, fırsat eşitliği sunuyor. Ülkemizin geleceğini oluşturacak bugünün gençlerinin yetiştirilmesinde vakıf üniversiteleri olarak kendimizde sorumluluk hissediyoruz. Çünkü faaliyetlerimizi yürütürken, ticari bir kaygı gütmeden, gerçek bir vakıf anlayışıyla çalışıyoruz." Üniversitelerin kontenjanlarının, iş dünyasının ihtiyaçlarına göre yeniden belirlenmesinde fayda gördüklerini anlatan Hisarcıklıoğlu, "Çünkü boş kalan her bir kontenjan ülkemizin kaynaklarının heba olması demek. Benzer şekilde üniversitelerdeki bölümler ve programlar da geleceğin ihtiyaçları doğrultusunda güncellenmeli ve değiştirilmeli." dedi. Hisarcıklıoğlu, meslek yüksekokullarının nitelikli ara eleman yetiştirmek için yenilenmesi gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti: "Teorik eğitimin pratik eğitimle birleştirilmesine özel önem vermeliyiz. Üniversitelerimizde ortak eğitim programlarını kesinlikle yaygınlaştırmalıyız. Akademisyenler, öğrenciler, mezunlar ve iş dünyası temsilcileriyle, üniversiteleri açık inovasyon merkezleri haline getirmeliyiz. Daha zengin, müreffeh bir Türkiye için bizim daha çok girişimciye ihtiyacımız var. Bunu sağlayacak en önemli platformlar da üniversitelerdir."

’’Eğitim sadece geçmişin ya da bugünün meselesi değil, geleceğin meselesidir’’ diyen Hisarcıklıoğlu, konuşmasına şöyle devam etti: ’’Bugün eğitimde alacağınız bir karar sadece bugünü değil, gelecek on yılları etkiler. Eğitim aynı zamanda bir insanın hayat akışını en çok etkileyen olgudur. Alınan ilk eğitimden, hayatı şekillendiren yüksek öğretime kadar, eğitim sisteminin içinde insanlar yoğrulur. Biz de faaliyetlerimizi yürütürken, ticari bir kaygı gütmeden, gerçek bir vakıf anlayışıyla çalışıyoruz. Ülkemizin muasır medeniyet seviyesine ulaşmasında en çok ihtiyaç duyduğumuz alan beşeri sermayedir. Bu beşeri sermayeyi de, nitelikli bir yükseköğretimden geçmiş gençlerimiz oluşturur. İşte biz bu vizyonla vakıf üniversiteleri olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz.’’ Hisarcıklıoğlu, “Üniversitelerdeki bölümler ve programlar da geleceğin ihtiyaçları doğrultusunda güncellenmeli ve değiştirilmelidir.’’ dedi. Yükseköğretim Kurulu Başkanı (YÖK) Prof. Dr. Yekta Saraç ise, “Şu anda 206 yükseköğretim kurumu var Türkiye’de. Bunların sayısı son yıllarda hem vakıf da hem devlette ciddi oranda arttı. Toplam öğrenci sayımız da 8 milyonu aştı. Yükseköğretimdeki büyüyen öğrenci sayısı ve yükseköğretime erişimde de 138 ülkenin 106’ncısıyız. Toplam kontenjanımızın yaklaşık yüzde 19’u vakıf yükseköğretim kurumlarında bulunuyor’’ değerlendirmelerinde bulundu. Daha sonra basına kapalı devam eden toplantıda, vakıf üniversitelerinin temsilcileri YÖK Başkanı Saraç'a yükseköğretim sistemiyle ilgili değerlendirmelerini sundu.