Okulların açılmasına kısa süre kala çocukların sağlıklı bir eğitim dönemine hazırlanması için beslenme ve uyku düzeni yeniden gündeme geliyor. Özellikle kreş ve anaokulu döneminde çocukların daha fazla kişiyle temas etmesi, beslenme alışkanlıklarının değişmesi ve sık enfeksiyon geçirmeleri ebeveynlerin bağışıklık sistemi konusunda kaygılanmasına neden olabiliyor.

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı ve Hekim İlaç CEO'su Dr. Murat Doğan, çocukların bağışıklık sisteminin desteklenmesinde bağırsak mikrobiyotasının önemli bir yere sahip olduğunu belirtti.

Bağırsak sağlığı bağışıklıkla yakından ilişkili

“Bağırsaklar yalnızca sindirim sisteminin bir parçası değil, bağışıklık sistemiyle yakından ilişkili önemli bir yapı” diyen Doğan, özellikle çocukluk döneminde dengeli ve çeşitli beslenmenin sağlıklı bağırsak mikrobiyotasının oluşmasına katkı sağlayabileceğini ifade etti.

Bağırsaklarda yaşayan mikroorganizmaların sindirim süreçlerinin yanı sıra bağışıklık sisteminin gelişimi ve düzenlenmesiyle de ilişkili olduğuna dikkat çeken Doğan, ebeveynlerin çocuklarının daha az hastalanmasını yalnızca vitamin ve mineral takviyeleri üzerinden değerlendirmemesi gerektiğini söyledi.

Fazla şeker ve tek tip beslenmeye dikkat

Okul öncesi dönemde en sık karşılaşılan beslenme sorunlarından birinin besin çeşitliliğinin azalması olduğunu belirten Doğan, yüksek şeker içeren ve ultra işlenmiş gıdaların fazla tüketilmesine karşı uyarıda bulundu.

Sebze, meyve, tam tahıllar ve uygun protein kaynaklarının dengeli biçimde tüketilmesini öneren Doğan, “Buradaki temel yaklaşım, tek bir ‘mucize besin’ aramak yerine farklı besin gruplarını dengeli biçimde bir araya getirmek olmalı” dedi.

Her enfeksiyonda antibiyotik kullanılmamalı

Çocukların okul öncesi dönemde sık enfeksiyon geçirmesinin ailelerde zaman zaman antibiyotik beklentisine yol açabildiğini belirten Doğan, antibiyotiklerin yalnızca hekim değerlendirmesiyle kullanılması gerektiğini vurguladı.

Doğan, “Her ateş veya her üst solunum yolu enfeksiyonu antibiyotik gerektirmez. Antibiyotikler bakteriyel enfeksiyonların tedavisinde önemli ilaçlardır ancak gereksiz kullanımları hem bireysel hem de toplum sağlığı açısından önemli sorunlara yol açabilir. Çocuğun tedavisi mutlaka hekim değerlendirmesiyle planlanmalı” ifadelerini kullandı.

Ebeveynler bu 5 noktaya dikkat etmeli

Dr. Murat Doğan, çocukların bağırsak ve bağışıklık sağlığını desteklemek isteyen ebeveynlere şu önerilerde bulundu:

1. Sofrada çeşitliliği artırın.

Sebze, meyve, tam tahıllar ve uygun protein kaynaklarını dengeli şekilde beslenme düzenine dahil edin.

2. Şekerli ve ultra işlenmiş gıdaları sınırlandırın.

Bu ürünlerin çocuğun günlük beslenmesinde ağırlık kazanmasını önleyin.

3. Uyku düzenine önem verin.

Çocuğun yaşına uygun ve düzenli uyku alışkanlığı kazanmasını destekleyin.

4. Antibiyotiği doktor önerisi olmadan kullanmayın.

Her enfeksiyonun antibiyotik tedavisi gerektirmediğini unutmayın.

5. Tekrarlayan sorunlarda hekime başvurun.

Uzun süren veya tekrarlayan ishal, kabızlık, karın ağrısı, büyüme ve gelişme sorunları, belirgin iştahsızlık ya da sık ve ağır enfeksiyonlarda çocuk doktorunun değerlendirmesine başvurun.

“Bağışıklık bir mevsimlik hazırlık değildir”

Bağışıklık sisteminin yalnızca okul açılmadan veya kış aylarında desteklenmeye çalışılmasının doğru olmadığını belirten Doğan, sağlıklı alışkanlıkların yıl boyunca sürdürülmesi gerektiğini söyledi.

Doğan, “Bağışıklığı desteklemek için okul açılmadan birkaç hafta önce hızlı çözümler aramak yerine, yıl boyunca sürdürülebilen sağlıklı yaşam alışkanlıkları oluşturmak daha doğru bir yaklaşım. Çocuğun genel sağlık durumunu bir bütün olarak değerlendirmeliyiz. Bağırsak sağlığı da bu bütünün önemli parçalarından biri” dedi.

Uzmanlara göre okul öncesi dönemde çocukların bağışıklık sisteminin gelişimi doğal bir süreç. Her enfeksiyonun bağışıklık sisteminin zayıf olduğu anlamına gelmediğine dikkat çeken uzmanlar, ebeveynlerin çocuklarının bireysel ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak dengeli beslenme, yeterli uyku ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını günlük hayatın parçası haline getirmesini öneriyor.

Muhabir: Hatice Gürel