İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Genel

 Kültür ve sanatın nabzı Başkent'te atacak

Genel

Çankaya Uğur Mumcu'yu anıyor

Genel

 Altındağ Belediyesi 1 yılda 18 kilometre yeni yol açtı

Genel

Mamak'ta işçilerin toplu sözleşme sevinci

Genel

Ev ekonomisine katkı

Genel

Geleceğin polislerini POMEM sınavı için hazırlayacak

Genel

Sanatın her türlüsü Mamaklılara ulaşacak

Genel

Çankaya kadınların yanında

Genel

Buz sarkıtları temizleniyor

Genel

Kuğuların kış keyfi

Genel

Sesli kütüphane okuyucularını arıyor

Genel

Yavru köpeklere sıcak yuva

Çevre

Çevre Haberleri

“Teklifte ekolojik yıkım var”

Makbule AKGÜL AKKUŞ 11.11.2020 11:50
“Teklifte ekolojik yıkım var”

Ekoloji Birliği Eş Sözcüsü Süheyla Doğan, Meclis komisyonundan geçen yasa teklifiyle birlikte doğa ve kamu kaynaklarının enerji ve maden şirketlerine peşkeş çekildiğini belirterek, “Kanun teklifi ile enerji ve madencilik sektöründe kamu denetimi iyice zayıflatılıyor, ruhsat alanının dışında da madencilik faaliyeti izni verilecek” dedi.

Ekoloji Birliği Eş Sözcüsü Süheyla Doğan, enerji ve maden alanında düzenlemeleri içeren torba yasa teklifine ilişkin, "Kanun teklifinde halk yok, enerji demokrasisi yok, enerji tasarrufu yok, enerji verimliliği yok, enerji kooperatiflerine teşvik yok, ekolojik duyarlılık yok" dedi. Ekoloji Birliği Eş Sözcüsü Süheyla Doğan, İstihdam Paketi görüşmelerinden sonra TBMM Genel Kurulu’na getirilmesi beklenen Elektrik Enerjisi Kanunu ve Bazı Diğer Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne ilişkin açıklama yaptı. Doğan, bu kanun teklifiyle enerji ve maden şirketleriyle daha fazla imtiyaz verildiği ve işçi ve emek sömürüsünün ise daha fazla önünün açıldığını ifade etti. Kanunun geri çekilmesi gerektiğini dile getiren Doğan, “Kanun teklifi komisyonda jet hızlıyla geçti. Önümüzdeki günlerde ise genel kurula getirilmesi bekleniyor. Ancak önemli olan hususlardan biri ise bu teklif hazırlanırken meslek ve ekoloji örgütlerinin görüşü alınmadı. Komisyona ise 13 sektör örgütü davet edildi. Ekoloji Birliği ve diğer örgütlerin katılımı ise pandemi nedeniyle engellendi” dedi.

 “STK’LARIN GÖRÜŞÜ ALINMADI”

 Söz konusu teklifin maden şirketlerine, 21 dağıtım şirketine, YEKDEM’den faydalanan 881 enerji üretim tesisi sahibine, bin 722 enerji üretim tesisine ve çok sayıda maden şirketine çeşitli imtiyaz ve avantajlar sağladığına değinen Doğan, teklifin hazırlık aşamasında meslek odalarının ve ekoloji örgütlerinin görüşünün alınmadığına dikkat çekti. “Doğa ve yaşamı savunmaktan yana olan tüm siyasi partileri, demokratik kitle örgütlerini, ekoloji örgütlerini ve halkımızı bu yasa teklifine tümden karşı çıkmaya çağırıyoruz” diyen Doğan, “Bir kez daha yineliyoruz, kanun teklifinde halk yok, enerji demokrasisi yok, enerji tasarrufu yok, enerji verimliliği yok, enerji kooperatiflerine teşvik yok, ekolojik duyarlılık yok. Teklifte, enerji ve maden şirketlerine daha fazla destek, daha fazla kıyak, kamu denetiminin ortadan kaldırılması, tüm yetkilerin Cumhurbaşkanı’nda toplanması, karın şirketlere, zararın halka yıkılması ve ekolojik yıkım var.” dedi.

“BİYOKÜTLE SANTRALLERİNİN ÖNÜ DAHA DA AÇILIYOR”

 Ekoloji Birliği Eş Sözcüsü Doğan, teklifle beraber getirilmek istenen düzenlemeleri şöyle aktardı:

• Maden şirketlerinin ruhsat alanı dışında da tesis kurmaları sağlanıyor.

• Dağıtım şirketlerine çeşitli kolaylıklar sağlanarak daha fazla kar elde etmeleri sağlanıyor.

• Maden şirketlerinden çeşitli işlemlerinde istenen “borcu yoktur” yazısı istenmeyerek, kamu alacaklarının takibinden vazgeçiliyor.

• Havaya bir sürü kimyasal ve zehirli gaz salan, atık lastiklerin işlenmesi sonucu ortaya çıkan ürünleri, orman ürünlerini ve çöpü yakarak elde edilen enerji “yenilenebilir” sayılıyor ve teşvik ediliyor. Biyokütle santrallarının önü daha da açılıyor.

• Bugüne kadar güç sınırı olmaması nedeniyle sayısı oldukça fazla şirkete destek sağladığı bilinen ve şirketlere sermaye aktaran “Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destek Mekanizması (YEKDEM)” kapsamı daha da fazla genişletiliyor. YEKDEM ile Karadeniz derelerinde ekolojik yıkımlara ve sel felaketlerine neden olan HES’lerin sayısının artışına neden olunuyor.

 • Cumhurbaşkanı izni ile, BOTAŞ, TPAO gibi kurumlar tarafından daha önce yurtdışında kurulmuş olan şirketlere, T.C. Kanunlarından muaf olmak üzere, yurtdışına yönelik çalışmak amacıyla, her türlü denetimden uzak, yurt içinde de enerji şirketleri kurmaları sağlanıyor.

• Enerji üretim tesisleri için gereken taşınmazlar daha önce Maliye Bakanlığı tarafından kamulaştırılırken ve kamu yararı kararı alınması gerekirken yetki EPDK’ya veriliyor, kamu yararı kararı olmaksızın istimlak olanağı sağlanıyor ve halkın, köylünün topraklarının sermayeye peşkeş çekilmesi süreci daha da hızlandırılıyor.

• Ülkenin her yerinde köylüleri ve halkı canından bezdiren, ekolojik yıkımlara yol açan, havayı, su kaynaklarını ve tarım alanlarını kirleten ve HES’ler, JES’ler ve RES’lere YEKDEM destekleri devam ettiriliyor.

• Jeotermal alanların ihale bedellerinin taksitlendirilmesi sağlanarak JES’lerin sayıca daha fazla artmasının önü açılıyor.