İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Politika

“125 işçinin eylemi 213'üncü gününde”

Politika

Kaya'dan Bakan Selçuk'a soru önergesi

Çevre

“Kömürlü termik santrallere dikkat!”

Genel

Günde 3 saat 34 dakika televizyon izliyoruz

Kültür-Sanat

Pepee 6 farklı dilde çocuklara seslenecek

Dünya

Macron'un açıklamaları 'sarı yelekliler'i memnun etmedi

Asayiş

Emrah Serbes'in cezası istinafta onandı!

Kültür-Sanat

“Fakat Ne Eğlenmişiz” seyirciyle buluşacak

Genel

Sahipsiz yavru köpekler engelli öğrencilerin elinde büyüyecek

Ekonomi

“Ayçiçeği üretimi artırılmalı”

Magazin

 Diva bu kıyafeti çok sevdi 

Dünya

Fransa'da protestoların bilançosu ağır oldu

Çevre

Çevre Haberleri

Küresel ısınma felaketine karşı ortak çağrı

Zehra ŞAHİNDOKUYUCU 05.12.2018 10:17
Küresel ısınma felaketine karşı ortak çağrı

Türkiye’den 25’in üzerinde sivil toplum kuruluşu, iklim müzakereleri öncesinde yetkilileri iklim değişikliği konusunda acil ve iddialı adımlar atması için harekete geçmeye çağırdı.

Bu yıl Polonya’da düzenlenen 24’üncü İklim Konferansına ilişkin ortak açıklama yapan çevre kuruluşları, açıklamalarında küresel ısınmanın yol açacağı felakete dikkat çekti. Açıklamada, “Küresel ısınma önlenemezse 2030-2052 yılları arasında 1,5 dereceyi geçmesi bekleniyor. Bu da gezegen üzerindeki yaşam için felaket demek.” denildi. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Küresel eşitsizlikler konusunu pek çok bağlamda gündeme getiren Türkiye’nin, en yakıcı sorunlardan olan iklim adaleti konusunda ileri adım atması beklenir. Müzakere sürecinde yetkililerin, finansmana erişim dışında kuşaklar içi ve kuşaklar arası iklim adaletsizliklerine odaklanması ve gelişmekte olan bir ülke olarak sorumluluklarını yerine getirmesi gerekir.”

TÜRKİYE’NİN YAPMASI GEREKENLER

Açıklamada çevre konusunda Türkiye’nin yapması gerekenler sıralanarak şöyle denildi: “Enerji dönüşümü tarih boyunca defalarca yaşandı ve ülkeler bu dönüşümün içinde ne kadar erken rol aldıysa o kadar gelişti. Türkiye kendini izole ederek bütün dünyanın ve mevcut finansman kaynaklarının hızla terk ettiği fosil yakıtlara esir olmamalı. Türkiye, sürecin dışında kalmak yerine yenilenebilir enerji potansiyelini ve hızlı gelişmekte olan, geç sanayileşmiş bir ülke olmanın avantajlarını kullanarak karbonsuz bir geleceğe adil geçiş için süreci yönlendiren bir aktör olmayı tercih etmeli. İklim değişikliğinden en fazla etkilenecek bölgelerden biri olan Akdeniz havzasında yer alan Türkiye’nin durumu iklim taahhüdüne iddialı emisyon azaltımı olarak yansımıyor. Paris Anlaşması öncesinde verdiği ulusal iklim değişikliğiyle mücadele beyanı dahilinde artıştan azaltım sağlama gibi bir hedefi olan Türkiye, 2030 yılına kadar seragazı salımlarını mevcut düzeyinin iki katından fazla artırmayı hedefliyor.” Açıklamada, “Türkiye gibi yenilenebilir enerji potansiyeli yüksek bir ülkenin bir an önce Paris Anlaşması’nı onaylayarak gezegeni ve kendi vatandaşlarını kurtarmaya yönelik küresel çabalara etkin bir katılım göstermesi gerekiyor. Üstelik böyle bir dönüşümün sayısız faydası var.” denildi.

ÖLÜMLER DE ENGELLENEBİLİR

Yapılan ortak açıklamada, NewClimate Institute (NCI) ile CAN Europe (Avrupa İklim Ağı) tarafından Türkiye İklim Ağı’nın desteği ile hazırlanan “İklim Hareketine Geçmenin Yan Faydaları: Türkiye İklim Taahhüdünün Değerlendirmesi Raporu”na değinilerek şu görüşlere yer verildi: “Paris Anlaşması’na uyumlu politikaların Türkiye için daha güçlü ekonomi anlamına geldiğini göstermişti. Raporda yapılan analiz, 1,5 ve 2 derece hedeflerine uygun bir şekilde, Türkiye’nin yüzde 100 yenilenebilir enerjiyi ve enerji verimliliğini önceliklendiren bir patikayı takip ettiği takdirde, fosil yakıtlara bağlı enerji ithalatından 23 milyar dolar tasarruf edebileceğini, 2030 yılına kadar hava kirliliğine bağlı toplam 35 bin ölümü engelleyebileceğini ve enerji sektöründe 64 bin yeni iş imkanı yaratabileceğini gösteriyor. Yapılan başka çalışmalar ise iklim değişikliği etkilerinin neden olacağı kayıp ve zararların mal olacağı insan hayatları ile ülke ekonomisine etkilerini ortaya koyuyor. Ülkelerin 1,5 derecelik artışın getireceği felaketleri önlemek için yarışması gerektiğini düşünüyoruz. Geri adım atmak için zamanımız kalmadı. Bu nedenle, Türkiye hükümetinin de ivedilikle Paris Anlaşmasını onaylayıp, iklim hedeflerini güçlendirerek küresel mücadelenin liderleri arasında yer almasını talep ediyoruz.”

ÇAĞRI YAPAN KURULUŞLAR

Adana Çevre ve Tüketiciyi Koruma Derneği (ÇETKO), Adana Tabip Odası, Akdeniz Yeşilleri Derneği, Antakya Çevre Koruma Derneği, Avrupa İklim Eylem Ağı (Climate Action Network Europe), Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği, Çevre ve Arı Koruma Derneği (ÇARIK), Doğa Koruma Merkezi (DKM) Ekoloji Kolektifi Derneği, EUROSOLAR Türkiye Yenilenebilir Enerji Birliği, Foça Çevre ve Kültür Platformu (FOÇEP), Foça Forum, Greenpeace, İskenderun Çevre Koruma Derneği, Kadıköy Bilim Kültür ve Sanat Dostları Derneği (KADOS), Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Mersin Çevre Dostları Derneği, Sağlık ve Çevre Birliği (HEAL), Tarsus Çevre Koruma Kültür ve Sanat Merkezi Derneği, Türkiye Çevre Platformu (TÜRÇEP), WWF-Türkiye Yeryüzü Derneği, Yeşil Düşünce Derneği, Yeşilist,Yuva Derneği, 350 Türkiye