Cumhuriyet’in 103. yıl dönümünde, “Bir Şehir Kurmak: Ankara 1923-1933” sergisi kapsamında sergi turu gerçekleştirildi. Küratörler Prof. Dr. Ali Cengizkan ve Müge Cengizkan’ın eşlik ettiği turda, Ankara’nın başkent olma sürecinde geçirdiği değişim ele alındı.

ANKARA’NIN İLK ON YILINDA KENTLEŞME
Müge Cengizkan, Ankara’nın başkent ilan edilmesinin ardından geçirdiği değişimi ve kentin ilk on yıldaki genişleme sürecini anlattı. Serginin, Ankara’nın Kale ve Ulus çevresinden Yenişehir’e, bugünkü Kızılay ve Bakanlıklar bölgesine doğru gelişimini ele aldığını belirten Cengizkan, “Bu sergi 1933’e kadar, yani ilk 10 yıl içerisindeki bu barınma pratiğini, bu kentin nasıl var edildiğine ve kentin ilk genişleme bölgesi sayabileceğimiz Kale ve Ulus eteklerinden Yenişehir’e, yani bugün Kızılay, Bakanlıklar olarak bildiğimiz bölgeye doğru şehrin nasıl genişlediğine bakıyor” dedi.

YENİŞEHİR’İN GEÇMİŞİ ARŞİVLERLE ARAŞTIRILDI
Araştırma sırasında tarihî fotoğraf ve kartpostallardan yararlanıldığını aktaran Cengizkan, “Söz konusu döneme ait Ankara’ya ilişkin 6 bin 500 adet kartpostal var. Bunların 1700 küsurunun aslında bizim Yenişehir’imizle ilgili olduğunu da bulguladık” dedi.

TARİHÎ FOTOĞRAFLARDAN ÜÇ BOYUTLU MODELLEMEYE
Prof. Dr. Ali Cengizkan, başlangıçta kitap hazırlamayı düşündüklerini ancak arşiv çalışmalarıyla sergi fikrinin geliştiğini belirterek, “Başlangıçta aklımızda sergi düşüncesi hatta yoktu, bunu bir kitapla tanıtırız demiştik ama daha sonradan 1928 tarihine özgülediğimiz, tarihlediğimiz bir albüm bulmuştuk. 109 resimlik bu albüm, Ankara Şehremaneti Mektupçusu, yani o zamanki özel kalemi Tahsin Bey’e armağan edilmişti. 109 fotoğraf aslında Yenişehir dâhil, yaklaşık 1928 yılında, yani Cumhuriyet’in ilk beş yılında nelerin gerçekleştirildiğini göstermek için yapılmış bir albüm” dedi.

Cengizkan, araştırmalar sırasında Ankara’ya ilişkin binlerce kartpostal incelendiğini ve bunların önemli bir bölümünün Yenişehir’i belgelediğini anlattı.
Bu görsellerin, dönemin yapılarını yeniden canlandırmak için üç boyutlu modelleme fikrini doğurduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Söz konusu döneme ait Ankara’ya ilişkin 6 bin 500 adet kartpostal var. Kartpostal dediğimiz biliyorsunuz, 9’a 14 boyutunda yatay bir nesne. Bunların bin 700 küsurunun aslında bizim Yenişehir’imizle ilgili olduğunu da bulguladık. Arşivlere, sahaf arkadaşlara ve özel koleksiyonerlere çok fazla başvurduk, danıştık. Ve çılgınca bir fikre karar verdik. Bin 700 fotoğraftan 320 konutu ayağa kaldırabilir miyiz acaba? Fotoğraf deyip geçmeyin hakikaten, dijital öncesi dönemde olduğu için istediğiniz kadar yakınlaşabiliyorsunuz ve detay sökebiliyorsunuz. Dolayısıyla sergi fikri de onun içinde doğdu. Bir üç boyutlu modelleme yapsak ve bu modelleme esnasında Ankara’yı, Ankara’nın Yenişehir hâlini, ilk şehir hâlini, ilk modern şehir hâlini yeniden vurgulasak ve anlasak dedik, aslında macera böyle başladı” dedi.

ANKARA’NIN DÖNÜŞÜMÜ SERGİ TURUNDA ANLATILDI
Sergi turu boyunca küratörler Müge Cengizkan ve Prof. Dr. Ali Cengizkan, katılımcılara sergide yer alan fotoğraflar ve tarihî belgeler hakkında ayrıntılı bilgiler verdi. Ankara’nın başkent ilan edilmesinin ardından geçirdiği değişimin, Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki kentleşme sürecinin ve modern başkent kimliğinin oluşumunun ele alındığı turda, kentin tarihsel dönüşümü farklı yönleriyle anlatıldı.




