Sergide fakültenin farklı bölümlerinde üretilen çalışmaların yanı sıra projeler, yayınlar, belgeler ve arşiv malzemeleri de yer alıyor. “Kesişimler”, bu seçki üzerinden fakültenin 40 yıllık üretim kültürünü, kurumsal belleğini ve farklı disiplinlerin bir araya geldiği yapısını ortaya koyuyor.
40 YILLIK HAFIZA AYNI SERGİDE
1986 yılında Bilkent Üniversitesi’nin ilk fakültelerinden biri olarak kurulan Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi, bugün Grafik Tasarımı, Güzel Sanatlar, İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı, İletişim ve Tasarımı, Kentsel Tasarım ve Peyzaj Mimarlığı ile Mimarlık olmak üzere altı bölümden oluşuyor. Fakültenin farklı bölümlerinde ortaya çıkan çalışmalar, “Kesişimler” sergisinde farklı dönemlerden üretimlerle bir araya geliyor.
Sergide aralarında Haluk Akakçe, Bedri Baykam, Engin Öncüoğlu, Meltem Şahin ve Ardan Özmenoğlu’nun da bulunduğu sanatçıların farklı dönemlerde ürettiği eserlerin yanı sıra fakülte mezunları ve akademisyenlerinin çalışmaları da yer alıyor. Seçki, farklı kuşakların üretimlerini bir araya getirirken fakültenin 40 yıllık üretim kültürünü ve disiplinler arası yapısını da ortaya koyuyor.

FARKLI KUŞAKLARIN ÜRETİMLERİ KESİŞİYOR
Sergide farklı kuşaklardan öğrenci, sanatçı, tasarımcı ve akademisyenlerin çalışmaları bölüm ayrımı gözetilmeden altı tema çevresinde bir araya getiriliyor. Mezun ve akademisyenlerin geçmişten bugüne uzanan seçili eserlerinin yanı sıra projeler, yayınlar, belgeler, arşiv malzemeleri ve yeni çalışmalar da sergide yer alıyor.
Fakültenin 40 yıllık tarihi boyunca stüdyolarda, atölyelerde, derslerde, sergilerde ve ortak çalışmalarda ortaya çıkan üretimler, öğrenciler, eğitmenler ve mezunlar tarafından farklı bağlamlara taşınarak yeniden yorumlandı. Sergide yer alan arşivsel araştırmalar ve yeni çalışmalar da bu farklı kuşakların üretimlerini aynı çerçevede buluşturuyor.

DİSİPLİNLERİN KESİŞİM NOKTASI
Serginin tematik kurgusunda “Kültürün Üretimleri / Üretimin Kültürleri”, “Bilgi Peyzajları”, “Beden Olarak Mekân / Mekân Olarak Beden” ve “Makine Bedenler” başlıkları yer alıyor. Bu başlıklarda kültür ve üretim arasındaki ilişki, bilginin farklı disiplinlerle kurduğu bağ, beden ve mekân arasındaki etkileşim ile sanat ve tasarım üretiminde kullanılan araçların değişimi ele alınıyor.
Farklı disiplinlerden çalışmaların bir araya getirildiği seçkide Haluk Akakçe, Bedri Baykam, Engin Öncüoğlu, Meltem Şahin ve Ardan Özmenoğlu’nun farklı dönemlerde ürettiği eserler de yer alıyor. Mezun ve akademisyenlerin çalışmalarının yanı sıra projeler, yayınlar, belgeler, arşiv malzemeleri ve yeni çalışmaların da bulunduğu sergi, farklı üretim biçimlerini aynı çatı altında buluşturuyor.

BİR SANDALYE, ORTAK BİR HAFIZA
Sergide yer alan “Mavi Sandalye”, zaman, tekrar ve yeniden yorumlamalar aracılığıyla anlam kazanmış sıradan bir gündelik nesne olarak ele alınıyor. Yaklaşık 20 yıl boyunca Güzel Sanatlar Bölümü’nde Hayati Misman’ın derslerinde çizim ve baskı çalışmalarının odağı olan sandalye, stüdyo çalışmalarında sürekli yeniden ortaya çıkıp yorumlandı.
Zaman içinde işlevsel bir nesne olmaktan çıkarak fakülte içinde paylaşılan pedagojik bir figüre, ortak deneyim ve paylaşımın metaforuna dönüşen Mavi Sandalye, fakültenin süreklilik gösteren temel pedagojik yaklaşımlarından birini simgeliyor. Sandalyenin tekrar eden varlığı, kuşaktan kuşağa aktarılan ve yenilenen anlamları, teknikleri ve biçimleri görünür kılıyor.
Mavi Sandalye, kurumların yalnızca yapıları aracılığıyla hatırlanmadığı; nesneler, jestler, konuşmalar, çalışmalar ve paylaşılan deneyimler aracılığıyla da hafızalarda ve eserlerde varlığını sürdürdüğü düşüncesi üzerinden ele alınıyor. Bu anlamda sandalye, fakültenin mütevazı bir metaforuna dönüşüyor; sayısız güzergâhın ortaya çıktığı, kesiştiği, ayrıştığı ve zaman içinde geliştiği ortak bir başlangıç noktası olarak sergide yer alıyor.
“Kesişimler” sergisi, 7 Ekim’e kadar CerModern’de ziyaret edilebilecek.




