YENİ Parti Manisa Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, Manisa’da besicileri ziyaret ederek sektörün sorunlarını dinledi. Üreticiler, başta yem olmak üzere artan girdi maliyetleri karşısında et ve süt fiyatlarının yetersiz kaldığını, bu nedenle hayvan sayılarını azaltmak ve sektörden çekilmek zorunda kaldıklarını söyledi.
“Bir daha geldiğinizde biz yokuz”
Besicilerden biri, süt fiyatları ile yem maliyetlerinin birbirini karşılayamadığını belirterek işletmesindeki hayvan ve süt üretiminin ciddi şekilde azaldığını anlattı.
Geçen yıl 90-100 arasında hayvanı bulunduğunu, bu sayının 60’lara kadar gerilediğini söyleyen üretici, “Anaçları kestiriyoruz. İşin sonunda yok olup gideceğiz. Bir daha geldiğinizde biz yokuz, kahvehanede oturuyor olacağız” dedi.
Üretici, süt üretiminin de 700-800 kilogram seviyesinden 300 kilograma kadar düştüğünü belirterek yem ve diğer giderlerdeki artışa dikkat çekti. Üzüm fiyatlarının da üreticiyi zorladığını ifade eden besici, elindeki üzümü hayvanlara yem olarak vermek zorunda kalabileceğini söyledi.
“Girdi maliyetleri çığ gibi üstümüze düşüyor”
Başka bir besici ise hayvancılıkta sürdürülebilirliğin sağlanabilmesi için süt-yem paritesinin üretici lehine olması gerektiğini belirtti.
Süt üretim maliyetinin yaklaşık 27 lira olduğunu söyleyen üretici, sütü bunun altında bir fiyata satmak zorunda kaldıklarını ifade ederek, “Normalde 1 kilo süt sattığım zaman 1,5 kilo yem alabiliyor olmam gerek” dedi.
Beş yıl önce babasından devraldığı işletmede hayvan sayısının 45'ten 29-30'a düştüğünü belirten üretici, maliyetleri karşılayamadığı için 15 hayvanını satmak zorunda kaldığını söyledi.
Hayvancılığı bırakmak istemediklerini vurgulayan besici, “Hayvancılık yapmak kadar güzel bir şey yok ama girdi maliyetleri her sene üstümüze çığ gibi düşerse bu işin içinden hiç çıkamayız” ifadelerini kullandı.
Üretici, yaşanan ekonomik sıkıntı nedeniyle gençlerin de sektörden uzaklaştığını belirterek, kendi oğlunun tanker şoförlüğü yaptığını, başka aile fertlerinin ise fabrikalarda çalışmaya başladığını anlattı.
“Para kazanamadığımız için hayvanları satıyoruz”
Bir başka besici ise işletmesindeki hayvan sayısının yıllar içinde sürekli azaldığını söyledi. Geçen yıl 215 hayvanı bulunduğunu, bugün ise yaklaşık 120 hayvan kaldığını belirten üretici, et ve süt fiyatlarının düşük, yem maliyetlerinin ise yüksek olduğunu ifade etti.
Geçmişte yaşanan hayvan hastalıkları nedeniyle de ciddi kayıplar yaşadıklarını söyleyen besici, devletten yeterli destek alamadıklarını savundu.
Hayvanların alım maliyetlerine de dikkat çeken üretici, “Para kazanamadığımız için hayvanları satıyoruz. Seneye bırakacak gibiyiz” dedi.
“Süt fiyatının en az 30-35 lira olması lazım”
Et ve süt fiyatlarının mevcut maliyetleri karşılamadığını belirten başka bir üretici ise süt fiyatının en az 30-35 lira seviyesinde olması gerektiğini söyledi.
Yem, mazot ve diğer giderlerin sürekli arttığını belirten besici, et fiyatlarının da beklentilerinin altında kaldığını ifade ederek, “Bugün etin kilosunu 700-800 liradan kestirmem lazım, aradığım zaman 580 liralardan bahsediyorlar. Böyle devam ederse satacağız, bırakacağız, yapacak bir şey yok” diye konuştu.
“Sektörden çekileceğiz artık”
Bir diğer üretici ise 12 yıldır hayvancılık yaptığını ve sektörün her geçen yıl daha da zorlaştığını belirtti.
Sütün litre fiyatının yaklaşık 27,5-28 lira seviyesinde olduğunu, ancak üreticinin para kazanabilmesi için fiyatın 35 liranın altında olmaması gerektiğini söyleyen besici; su, yem, elektrik ve mazot giderlerinin işletmenin yükünü artırdığını anlattı.
Yem fiyatlarının kısa süre içinde birkaç kez zamlandığını belirten üretici, elektrik giderlerinin de geçen yıla göre iki katından fazla arttığını söyledi. Hayvan sayısının 135-140'tan 95-100'e gerilediğini ifade eden besici, “Sektörden çekileceğiz artık, yeter diyeceğiz. Çalışırken batmak diye bir şey var; bu olsa gerek” dedi.
“Parayı kazananlar son noktadaki satıcılar”
Üreticilerden biri de tüketici ile üretici arasındaki fiyat farkına dikkat çekerek, hayvancılık sektöründe asıl kazancın üreticide kalmadığını savundu.
Tereyağının üretim maliyeti ile marketlerdeki satış fiyatı arasında ciddi fark bulunduğunu belirten besici, farklı marketlerde aynı ürünün farklı fiyatlarla satılabildiğini söyledi.
Üreticilerin sürekli mağdur olan taraf olduğunu dile getiren besici, son noktadaki satış fiyatları konusunda devletin daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini savundu.
Üretici, tarım ve hayvancılığın sürdürülebilirliği için maliyetler ile satış fiyatları arasındaki dengenin sağlanması gerektiğini belirterek, mevcut koşulların devam etmesi halinde sektörden daha fazla üreticinin çekilebileceği uyarısında bulundu.





