Şef Mehmet Yalçınkaya’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen gastronomi programı, Ankara tavadan kuzu etli dönerine, meşhur Ankara simidinden Beypazarı güvecine, Çubuk turşusundan 80 katlı Beypazarı baklavasına uzanan lezzetler tek tek mercek altına alındı. TGA tarafından yürütülen Lezzet Noktası projesiyle belirlenen 60 adres ise başkentin köklü işletmelerini, yerel ürünlerini ve kuşaktan kuşağa aktarılan mutfak hikâyelerini aynı gastronomi rotasında buluşturdu. Kısacası Ankara mutfağında yok yok.

Ankara Kültür Yolu Festivali’nin gastronomi programında başkentin mutfak kültürü farklı bakış açılarıyla ele alındı. Programa Şef Mehmet Yalçınkaya ev sahipliği yaparken; akademisyen şef Asuman Kerkez, Şef Doğa Çitçi, Şef Sezai Ömer Erdoğan, Şef Zeki Açıköz, Şef Kemal Can Yurttaş, Tarım, Gıda ve Yemek Kültürü Araştırmacısı Kübra Yüzüncüyıl, yemek kültürü yazarı Aylin Öney Tan, Şef Bedrettin Aydoğdu ve Şef Gökhan Aksoy da konuk isimler olarak katkı sundu.

Festival kapsamında oluşturulan Lezzet Noktaları üzerinden Ankara’nın farklı yemekleri, ürünleri ve mutfak gelenekleri mercek altına alındı. Ankara tava, Ankara döneri ve Ankara simidinin yanı sıra Beypazarı güveci, Çubuk turşusu, İnceğiz çorbası, öllüğün körü, efelek sarması ve bazlama gibi yöresel tatlar gastronomi rotasının öne çıkan durakları arasında yer aldı. Beypazarı havucu, Çubuk vişnesi ve Ankara armudu gibi yerel ürünler de başkentin sofrasını şekillendiren değerler arasında öne çıktı.

“ANKARA’YA GELEN HERKES KENDİNE UYGUN BİR LEZZET NOKTASI BULABİLİR”

Festivalin gastronomi programına ev sahipliği yapan Şef Mehmet Yalçınkaya, Ankara’daki Lezzet Noktalarının tarihi işletmelerden farklı konseptlerdeki restoranlara uzanan geniş bir seçki sunduğunu belirterek, “Ankara’ya gelen herkes kendinden bir şeyler bulabilir” dedi.

Ankara mutfağının karakterini kentin kendi ürünlerinin belirlediğine dikkat çeken Yalçınkaya, bölgedeki tarımsal üretimin büyük ölçüde yağmurla beslenen topraklarda gerçekleştiğini ve bunun ürünlerin doğal yapısına yansıdığını anlattı. Et ve hamur işlerinin ağırlıkta olduğu kent mutfağında başka şehirlerde daha az karşılaşılan lezzetlerin de bulunduğunu vurgulayan ünlü şef; erkeç pastırması, yöresel üzümler, turşular ve meyvelerin yanı sıra kaliteli et üretiminin de Ankara’nın gastronomik kimliğinde önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Sakatatın da Ankara mutfağında başarılı biçimde değerlendirildiğinin altını çizdi.

Lezzet Noktalarının kenti ziyaret edenler için adeta bir gastronomi rehberi niteliği taşıdığını ifade eden Yalçınkaya, ziyaretçilerin “Nerede iyi yemek yiyebilirim?” sorusuna bu seçkiyle kolaylıkla yanıt bulabileceğini belirtti. Adreslerin deneyimli bir kurul tarafından belirlendiğine de dikkat çekti.

Yalçınkaya, gastronomiye verilen destek dolayısıyla Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a, TGA’ya ve projede emeği geçenlere teşekkür etti.

Whatsapp Image 2026 09 28 At 09.46.17

1956’DAN BUGÜNE ANKARA TAVA’NIN DEĞİŞMEYEN ADRESİ

Boğaziçi Lokantası 3. kuşak işletmecisi Sefa Boyacıoğlu, Ankara’ya ilk kez gelenlere özellikle Ankara tavayı önerdi.

Lokantanın spesiyali olan Ankara tavanın orijinal tarifini koruduklarını söyleyen Boyacıoğlu, Ankara tavanın dışarıdan pirinç pilavı ve kuzu etiyle hazırlanmış basit bir yemek gibi göründüğünü ama hazırlık sürecinin oldukça zahmetli olduğunu söyledi. Yemeğin yaklaşık 3,5-4 saat süren bir hazırlilgininBaşkentin lezzet haritasını ünlü şefler çıkardı

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Ankara Kültür Yolu Festivali, başkentin kuşaktan kuşağa aktarılan köklü mutfak kültürünü, yıllardır aynı tarifleri ve üretim geleneklerini yaşatan geleneksel işletmeleri de kapsayan 60 Lezzet Noktasıyla gastronomi meraklılarının keşfine sundu.

Şef Mehmet Yalçınkaya’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen gastronomi programı, Ankara tavadan kuzu etli dönerine, meşhur Ankara simidinden Beypazarı güvecine, Çubuk turşusundan 80 katlı Beypazarı baklavasına uzanan lezzetler tek tek mercek altına alındı. TGA tarafından yürütülen Lezzet Noktası projesiyle belirlenen 60 adres ise başkentin köklü işletmelerini, yerel ürünlerini ve kuşaktan kuşağa aktarılan mutfak hikâyelerini aynı gastronomi rotasında buluşturdu. Kısacası Ankara mutfağında yok yok.

Ankara Kültür Yolu Festivali’nin gastronomi programında başkentin mutfak kültürü farklı bakış açılarıyla ele alındı. Programa Şef Mehmet Yalçınkaya ev sahipliği yaparken; akademisyen şef Asuman Kerkez, Şef Doğa Çitçi, Şef Sezai Ömer Erdoğan, Şef Zeki Açıköz, Şef Kemal Can Yurttaş, Tarım, Gıda ve Yemek Kültürü Araştırmacısı Kübra Yüzüncüyıl, yemek kültürü yazarı Aylin Öney Tan, Şef Bedrettin Aydoğdu ve Şef Gökhan Aksoy da konuk isimler olarak katkı sundu.

Festival kapsamında oluşturulan Lezzet Noktaları üzerinden Ankara’nın farklı yemekleri, ürünleri ve mutfak gelenekleri mercek altına alındı. Ankara tava, Ankara döneri ve Ankara simidinin yanı sıra Beypazarı güveci, Çubuk turşusu, İnceğiz çorbası, öllüğün körü, efelek sarması ve bazlama gibi yöresel tatlar gastronomi rotasının öne çıkan durakları arasında yer aldı. Beypazarı havucu, Çubuk vişnesi ve Ankara armudu gibi yerel ürünler de başkentin sofrasını şekillendiren değerler arasında öne çıktı.

Whatsapp Image 2026 09 28 At 09.46.17 (2)

“ANKARA’YA GELEN HERKES KENDİNE UYGUN BİR LEZZET NOKTASI BULABİLİR”

Festivalin gastronomi programına ev sahipliği yapan Şef Mehmet Yalçınkaya, Ankara’daki Lezzet Noktalarının tarihi işletmelerden farklı konseptlerdeki restoranlara uzanan geniş bir seçki sunduğunu belirterek, “Ankara’ya gelen herkes kendinden bir şeyler bulabilir” dedi.

Ankara mutfağının karakterini kentin kendi ürünlerinin belirlediğine dikkat çeken Yalçınkaya, bölgedeki tarımsal üretimin büyük ölçüde yağmurla beslenen topraklarda gerçekleştiğini ve bunun ürünlerin doğal yapısına yansıdığını anlattı. Et ve hamur işlerinin ağırlıkta olduğu kent mutfağında başka şehirlerde daha az karşılaşılan lezzetlerin de bulunduğunu vurgulayan ünlü şef; erkeç pastırması, yöresel üzümler, turşular ve meyvelerin yanı sıra kaliteli et üretiminin de Ankara’nın gastronomik kimliğinde önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Sakatatın da Ankara mutfağında başarılı biçimde değerlendirildiğinin altını çizdi.

Lezzet Noktalarının kenti ziyaret edenler için adeta bir gastronomi rehberi niteliği taşıdığını ifade eden Yalçınkaya, ziyaretçilerin “Nerede iyi yemek yiyebilirim?” sorusuna bu seçkiyle kolaylıkla yanıt bulabileceğini belirtti. Adreslerin deneyimli bir kurul tarafından belirlendiğine de dikkat çekti.

Yalçınkaya, gastronomiye verilen destek dolayısıyla Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a, TGA’ya ve projede emeği geçenlere teşekkür etti.

1956’DAN BUGÜNE ANKARA TAVA’NIN DEĞİŞMEYEN ADRESİ

Boğaziçi Lokantası 3. kuşak işletmecisi Sefa Boyacıoğlu, Ankara’ya ilk kez gelenlere özellikle Ankara tavayı önerdi. Lokantanın spesiyali olan Ankara tavanın orijinal tarifini koruduklarını söyleyen Boyacıoğlu, Ankara tavanın dışarıdan pirinç pilavı ve kuzu etiyle hazırlanmış basit bir yemek gibi göründüğünü ama hazırlık sürecinin oldukça zahmetli olduğunu söyledi. Yemeğin yaklaşık 3,5-4 saat süren bir hazırlık ve pişirme aşamasından geçtiğini, haşlama, fırınlama ve kızartma gibi farklı işlemlerin uygulandığını aktardı.

Muhabir: Nursel DİLEK MANAVBAŞI